Olacak gibi değil ama, yumurtaya bir yıl sonra plaka gibi etiket geliyor… Bundan böyle her yumurtanın kabuğu üzerinde, tıpkı araba plakalarında olduğu gibi,ülke ve şehir kodu ile birlikte yan yana dizilmiş bir sürü rakam olacak… Zira; 23 Ocak 2008 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan “ Türk Gıda Kodeksi- Yumurta ve Yumurta Ürünleri Tebliği ” gereği; 23 Ocak 2009 tarihinden sonra satın alacağımız tüm yumurtaların kabuğu üzerine; tıpkı araba plakalarında olduğu gibi, iki haneli ülke kodu ( TR ), iki haneli il trafik kodu ve ardından da, yumurtanın geldiği işletmeye özgü 10 rakamlı bir işletme numarası ile birlikte, toplam 14 haneden oluşan bir sayının yazılması zorunlu kılındı. Bazı firmalar bu uygulamaya eksikte olsa geçti bile… İş sadece bununla kalsa iyi… Birde yumurta kabuğu üzerine, o yumurtanın hangi kümeste hangi sürüye ait olduğunu belirten ve tıpkı işletme numarasında olduğu gibi Bakanlık İl/İlçe Müdürlükleri tarafından verilen kümes numarası da bulunacak. Yani nereden baksanız elinize aldığınız bir yumurtanın kabuğu üzerinde, toplam 15 haneden oluşan bir numara olacak… Beyler yalnız bu olmadı. Tebliğde çok ama çok önemli bir şeyi daha unutmuşsunuz. O da, o yumurtanın hangi tavuğa ait olduğuna ilişkin numara. Çünkü bir o eksik kaldı!... Bari onu da yazdırsaydınız !… Yukarıdaki satırları okuduktan sonra ister istemez kafanızdan şu düşüncelerin geçtiğini tahmin edebiliyorum. Sanki her şey bitti bir bu mu kaldı !...Allah’ınızı severseniz hiç mi başka işiniz gücünüz yok? Nereden çıktı şimdi bu? Bunca gıda maddesinin henüz daha tebliği yayımlanmamışken, ülke gerçeklerine uygun adam gibi bir yasamız yokken, yumurta konusunda bu kadar detaylı bir tebliğ yayımlamakta neyin nesi ? Anlaşılır gibi değil... Her gün sofralarımızda yumurta ile birlikte önümüze koyduğumuz zeytinin, peynirin bile daha tebliği yayımlanmamışken, yumurta konusunda bu kadar teferruatta neyin nesi !... Tarım ve Köy işleri Bakanlığı tarafından ilk defa 21 Ekim 1995 tarihinde “ Türk Gıda Kodeksi - Distile Alkollü İçkiler Tebliği ”nin yayımlanması ile başlayan tebliğ çalışmaları, ne yazık ki ağır seyretmektedir… İşin asıl ilginç tarafı, bu güne kadar yayımlanan ürün tebliğlerinin maalesef çoğu, sık sık değiştirilmiştir. Adeta istim arkadan gelsin denilerek, iyice araştırılmadan, soruşturulmadan, sektörün tüm kesimlerinin ortak görüşü alınmadan yayımlanan ürün tebliğleri, konu ile ilgili sektörün itirazları üzerine değiştirilmiştir. Evet çok iyi biliyorum yumurtada yapılan bu düzenleme, gıda da izlenebilirliğin bir gereği. İyi ama yayımladığınız bu ürün tebliğinin, gerek üretim gerekse satış aşamalarında tüm sektör tarafından uygulanıp uygulanamayacağını acaba dikkate aldınız mı? Buna uyum gösteremeyen yumurta işletmeleri ne olacak? Şu anki yasaya göre yumurta kabuğunun üzerine bu bilgileri yazmayan yumurta işletmecileri, 5179 sayılı Kanunun 29 maddesinin ( d ) bendine aykırılıktan 5000 YTL idari para cezası ile cezalandırılacaklar. Tabii 23 Ocak 2009 tarihinden sonra… Şunu asla unutmamak lazım. Tebliğ hazırlamak demek, AB kriterlerini bire bir kopya etmek demek değildir. Tebliğ hazırlarken; AB kriterleri, ülkemiz gıda sektörünün alt yapı gerçeği göz önüne alınarak tebliğe konulmalı ve daha sonra yayımlanmalıdır.
Tebliğlerde yer alan tüm hükümler, konu ile ilgili sektörün tamamının uygulayabileceği hükümler olmalıdır. Aksi taktirde bu hükümler tıpkı, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinde ve bazı ürün tebliğlerinde olduğu gibi uygulanmaz ve sadece kağıt üstünde kalır… Yumurta ve yumurta ürünleri tebliğindeki bu hükümler, olsa olsa ancak büyük ve modern, yumurta tavukçuluğu işletmelerinde uygulayabilir. Acaba bu tebliğ hazırlanırken, hiç küçük yumurta tavukçuluğu işletmelerinin,bu işi yapıp yapamayacakları da düşünüldü mü ? Hiç zannetmiyorum… Bakanlık görevi gereği elbette ürün tebliğlerini hazırlayıp yayımlayacak. Ancak,lütfen bu tebliğler konu ile ilgili sektörün tamamı tarafından uygulanabilecekse yayımlansın. Bakın bugüne kadar yayımlanan tebliğlerin neredeyse bir çoğu, uygulanabilir mi uygulanamaz mı denilmeden yayımlandı ve arkasından değişikliğe uğradı. Adeta istim arkadan gelsin, biz yayımlayalım da, itiraz edilirse nasıl olsa hemen değiştiririz diyerek tebliğ yayımlanmamalı. Çünkü tebliğler gıda mevzuatı içinde oldukça öneme sahip olan hukuk kuralları. Zira; 5179 sayılı Kanun gereği, işyerleri üretim ve satış aşamalarında bu tebliğlerde yer alan kurallara uygun olarak hareket etmek zorunda. Bu kuralların da böyle sık sık değiştirilmesi hiçte hoş bir şey değil... Bakın sadece ekmekte bile bu güne kadar dört defa tebliğ değişikliği yapıldı… Aslında bu iş bu kadar basit olmamalı. Alt İhtisas komisyonlarında görev yapan değerli arkadaşlarımız, tebliğleri hazırlarken konu ile ilgili sektörün irili ufaklı tüm temsilcileri ile çok daha sıkı bir diyalog içinde olmalı ve yayımlanacak olan tebliğin, üretim ve satış aşamalarında uygulanabilirliğini çok iyi analiz etmeleri gerekir… |