|
|
Özkan Körpe, Ziraat Müh. |
| | Yazarın Diğer Yazıları | Yazarın Özgeçmişi | |
 |
Kimler Zirai Mücadele İlaçları Bayiliğini yapabilecek? |
. |
| 04-Kasim-2008 Sali- Özkan Körpe, Ziraat Müh. |
Yaklaşık bir yıldır Türkiye tarımının önde gelen kişileri bu sorunun cevabını aramaktadır. Tarım Bakanlığı Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü (KKGM), Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) ve diğer ilgili kurumlar ve kişiler uzun süreden beri bu konuyu tartışmaktadır. Tartışmalar boyunca kimlerin bayiliği hak ettiğine karar verilemediği için kimseye bayilik izin belgesi de verilmedi. Bu aşmada ben dahil, bir çok ziraat mühendisi de mağdur oldu. KKGM, en son çare bir yönetmelik yayınlanmasına vesile olarak, sınav sistemini uygun gördü. Sınava Ziraat Lisesi mezunları, Ziraat Meslek Yüksek Okulu mezunları ve herhangi bir bölümden mezun tüm ziraat mühendisleri girebildi. Yani sınava neredeyse herkes girebildi. Hiç şüphesiz sınav Ziraat Mühendislerine yapılmış büyük bir hakarettir. Maalesef sınava hak ettiği tepki gösterilemedi. ZMO nun basın açıklaması ve açtığı dava da sınava doğal olarak engel olamadı. Bayilik sınavı Ramazan Bayramı ertesi, 4 Ekim 2008 de Ankara’da yapıldı. 100 soruluk sınavda başarı notu ise 80. Sonuçları da 27 Ekim’de açıklandı. Sınava giren 2319 kişiden sadece 26 kişi, 80 ve üzeri puan alarak başarılı olabildi. Büyük bir hayal kırıklığı yaratan sınava şimdilerde ciddi tepkiler başladı. ZMO, yeni yaptığı basın açıklaması ile sınavın tüm sonuçları ile birlikte iptalini istemektedir. Yani sınavı zor zahmet kazanan az sayıdaki kişilerin de haklarını elinden alınmasını istemektedir. Bununla birlikte zirai mücadele ilaçları bayiliğini tüm ziraat mühendislerinin yapabilmesini istemektedir.
Zirai Mücadele İlaçları bayiliğini sadece Bitki Koruma Bölümü mezunu ziraat mühendisleri yapmalıdır. Çünkü, zirai ilaçlar zehirdir. Başta üreticiler olmak üzere, çevremizi, tüm halkımızı ve uluslar arası tarım ürünleri ticaretimizi direkt etkileyen en önemli faktördür. Bu ilaçların satışını, sağlam bir alt yapısı olmayan kişiler tarafından yapılması tüm riskleri göz ardı etmektir. Yapılmış bir istatistik olmamakla birlikte bir çok çiftçimizin bu ilaçlardan etkilenip ciddi rahatsızlıklar yaşadığını biliyorum. Ayıca ülkemizde iç piyasada satılan tarım ürünlerde pestisit kalıntısı ne boyuttadır, hiç bilinmiyor. Bilinen tek konu pestisit kalıntısı nedeniyle yurt dışından dönen tırlar. Bu tırlardaki ürünlerin de iç piyasada satıldığını herkes bilmektedir. Nitekim yurt dışından dönen bu tırlar ve AB süreci bu tartışmaların başlangıcı olmuştur. Zirai Mücadele ilaçlarının satışı ve tavsiyesi üniversitede birkaç Bitki koruma dersi almak ile yapılamaz. Yetersiz bilgiye sahip kişilerin ellerinde Tarım Bakanlığının dokumaları, yönergeleri vs olsa bile hastalıkları, zararlıları ya da yabancı otları gereken ölçüde tanımadıklarından, bu zararlı organizmaların davranışları ve biyolojileri konularında yeterince bilgi sahibi olmadıklarından ya da pestisitleri ve özelliklerini tam bilemediklerinden üreticinin sorunlarını gerektiği biçimde çözebilme olasılıkları yoktur. Daha da kötüsü, yetersiz bilgiye dayanan öneriler, sorunları daha karmaşık hale sokabilmekte ve çevrenin onarılması güç biçimde zararlara yol açabilmektedir. Bitki Koruma bölümünde okuyan öğrenciler diğer bölümlerden farklı olarak 18-20 tane ders almaktadır. Bu derslerden bazıları; ayrı ayrı her biri ders olarak (Meyve Bağ, Tarla Bitkileri, Sebze, Süs Bitkileri), Hastalıkları ve Zararlıları, Hastalıkların ve Zararlıların Ekolojisi ve Epidemiyolojisi, Entegre Zararlı Yönetimi ve Pestisitler’ dir.
Her riskli işi kesinlikle uzmanı yapar. Bir Bitki Koruma Bölümü mezunu ziraat mühendisi belirli riskler taşıdığı için Sulama mezunu ziraat mühendisinin imzaladığı bir projeyi imzalayamaz, Tarım Makineleri mezunu Ziraat Mühendisinin onayladığı makineye veya alete onay veremez. Durum böyle iken hemen hemen herkesin risk altında tutan zirai ilaçları da sadece Bitki Koruma Bölümü ziraat mühendisleri tavsiye etmeli ve satmalıdır. Sınav konusu da ise, işin işinden çıkamayan KKGM nin işi daha da zorlaştırmasından ibarettir. Ziraat Fakültelerimizden aldığımız diplomalar bütün sınavların üstündedir. Bu işi de, en iyi üniversitelerde ki hocalarımız bilmektedir. Hocalarımızın uygun gördüğünü başkaları yaptıkları sınavlar ile bir daha uygundur veya değildir, diyemez. Mevcut eski bayilerin kazanılmış haklarından doğan sıkıntıyı yine KKGM liderliğinde, ilgili kurumlar ile birlikte oluşturulacak uzlaşma ile çözüm üretilmelidir. Türkiye için asıl riski bu bayiler oluşturmaktadır. Diğer bir sıkıntı ise Danışmanlık Eğitimi adı altında yapılan eğitimlerdir. Bu eğitim Ziraat Fakültelerinde 4. sınıf dersi olan Tarım Yayım ve Danışmalık adı altında zaten verilmektedir. Bu eğitim verilerek zirai ilaç reçetesi yazma yetkisi verilmek istenmektedir. Bu durum da, büyük bir yanlışlıktır. Yukarıda bahsedilen risklerden dolayı zirai mücadele ilaçlarını esas tavsiye edebilecek kişiler sadece Bitki Koruma Bölümü mezunu olan kişilerdir. Dışarıdan eğitimler ile bu açık kapatılamaz, zaten açığı kapatacak bir eğitim içeriği de yok. İlla ki bu açık eğitimler ile kapatılacak ise üniversitelerin ilgili bölümlerini kapatalım, eğitim yapan kurumlara da bir haftalık eğitim için 750 YTL ödeyerek her türlü yetkiye sahip olalım. Birileri de bu işten zengin olsun. Ziraat Mühendisleri Odası siyasi bire kurum gibi çalışıyor. Öncelikle belirteyim; hiçbir siyasi parti ile hiçbir şekilde ilişkim hatta sempatim dahi yoktur. Ziraat Mühendisleri Odamız maalesef siyasi bir kurum gibi çalışmaktadır. Başta sayın başkanımız Gökhan Günaydın olmak üzere, önemli illerdeki şube başkanlarımız bir siyasi partiden her seçimde aday veya aday adayı olmaktadır. Bu süreçte de siyasi çıkarlar için doğru bildiklerini savunmaktan ziyade zaman zaman siyasi doğrularını söylemeyi tercih etmektedirler. Ziraat Mühendisleri Odası ilk önce Türk Tarımı’nın ve üreticisinin sonrada ziraat mühendislerinin çıkarları için çalışmalıdır. Bütün siyasi kavramlardan sıyrılıp, siyasi yükselişleri için uğraşan çıkarcılardan kurtulmalıdır.
|
|