Rüyalarım bir bir gerçekleşiyor... 28-Eylül-2006 Persembe- Tanfer Dinler, Türkiye Tarım Sigortalar Rüyalarım bir bir gerçekleşiyor... Devlet Destekli Tarım Sigortaları başladı. Tarım televizyonu yolda… Bugün de sizlerle tarıma ilişkin bazı şeyleri paylaşacağım. Bana göre mutluluk anlamına gelen “paylaşımı” göstermelik değil de içinizden geldiğince doğal yapabiliyorsanız insanları mutlu edersiniz ve siz de mutlu olursunuz... Gelin paylaşalım paylaşım konusunda koca bir yüreğe sahip, üreticilerden tüketicilere giden çok engebeli yolda Türk tarımını farklı bakış açılarından görmemizi sağlayan, hem yazılı hem görsel iletişim araçları ile tarımsal yayımın çok güzel örneklerini hayata geçiren sevgili dostumuz İsmail Uğural ve değerli ekibinin bu çalışmalarında da küçük bir katkımız olabilirse bu paylaşımdan mutlu olurum. Ama daha önemlisi bu mutluluğun sürdürülebilir kılınmasıdır ki bu da bu paylaşımın okuyucularla sağlanmasına bağlıdır. Mutluluk sizce nedir bilmem ama eğer yıllarınızı bir idealin peşinden koşarak geçirmiş ve oda gerçekleşmişse size neye mal olursa olsun siz gerçekten mutlusunuz demektir. İşte bunun için ben bugün çok mutluyum. Bunun iki nedeni var: Birincisi; otuzüç yıl önce çiçeği burnunda bir ziraat mühendisi iken “Tarıma hizmet edenlerin hizmetkarıyım” diyerek yola çıkmıştım. Yıllar önce bana “Sadece 1,5 yıl ömrünüz kaldı” diyen doktorlara “Tarım Sigortaları Kanunu çıkmadan öleceğime inanmıyorum” demiş ve bu inançla yaşamıştım. Bunun için verdiğim yaşam savaşına değdi ve geçen yıl 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu yürürlüğe girdi ve 1 Haziran 2006’da Devlet Destekli Tarım Sigortaları uygulaması başladı. On yıl önce hazırladığım Tarım Sigortaları Kanun Tasarısı’nda havuz sistemini ve devletin çiftçinin ödeyeceği prime destek olarak don sel ve kuraklık sigortalarının içeren Devlet Destekli Tarım Sigortaları’nı önermiştim... Kurulacak havuzun alt yapısını oluşturmak üzere kurduğumuz Tarım Sigortaları Vakfı sigorta ve tarım sektörlerini entegre edecek şekilde AB ülkelerinin henüz hiçbirinde kurulmamış olan ve Türkiye Modeli olarak bilinen hasar organizasyonu otomasyon sistemlerini hayata geçirdik. Şimdi dolunun yanısıra yangın, heyelan, fırtına ve hortum risklerine karşı sigorta uygulaması başladı. Bitkisel ürünlerni yanısıra, çiftlik hayvanlarının sigortası için çiftçinin ödeyeceği primin yarısını devlet ödüyor. Sırada don, sel ve daha ileride kuraklığa karşı tarım sigortaları uygulaması var. Benden mutlu olabilir misiniz? Rüyalarım gerçekleşiyor. İlki gerçekleşti. Yıllar önce (1977) Almanya’da gördüğümüz tarım mühendisliği eğitimimizin Kassel Üniversitesi’ndeki 3 aylık bölümünde 25 ülkeden uzmanların katıldığı “Tarımsal Yayım ve iletişim Teknikleri” kursu uygulamalı olarak gerçekleştirildi. Kursta üç kişilik Türk ekibi olarak çiftçiye yönelik olarak hazırladığımız ve prodüksiyonunu gerçekleştirdiğimiz TV programı önce Üniversitenin kapalı devre televizyonunda yayınlanmış sonrasında da birinci seçildiği için ulusal kanallarda gösterimi sağlanmıştı. Bunun üzerine, Tarım Bakanlığımıza “Tarım Televizyonumu istiyorum” diye bir mektup yazmıştım. Daha sonraki yıllarda yayımcıları yetiştirilmesinde, YAYÇEP ile ilgili programlarda ve 15 yıldan beri başarı ile yayınlanan “Bu Toprağın Sesi”nin ülke tarımına olan çok büyük katkılarını artırılması yönünde bazı paylaşımlarımız oldu. Burada başta Tarım ve Köyişleri Bakanlığı olmak üzere kurumların deneyim, teknik eleman ve bilgi birikimleri ile ortak akıllarda yasal düzenlemeler yapılabilirliğini uygulamaya koymak için bazı projeler ortaya koyduk. Antalya, Bursa,İzmir ve Adana illeri Tarım platformlarının etkinliğinde bir pilot tanıtım çalışmaları başladı. Antalya ve Bursa da çalışmalar devam ediyor. Diğer illerde de başladığında TRT ve yerel Televizyonlar diğer ulusal kanallara da örnek olacak ve ciddi tarım programları yayınlanabilecektir. Gelin, bunu da paylaşalım. Üreticiye, sanayiciye ve tüketiciye doğru bilgi verme yolunda da paydaşları buluşturalım... Tarım sigortalarından sonra Tarım TV kurulumu için yasal düzenlemelerin bir an önce tamamlanması ve bu rüyanın da gerçekleşmesini sağlayalım...Gelin bu mutlukları birlikte yaşayalım.. Unutmayın ki Türk çiftçisi verdiğimizi almada, aldığını özümlemede özümlediğini iletmede dünyada birinci sıradadır. Şafakta uyanan ve tarımda iz bırakan nice tarımın isimsiz kahramanların da emeklerinin boşa gitmediğini gösterelim. Sağlıklı bir neslin sürdürülebilirliğinin, ancak tüketicinin tarıma sahip çıkmasıyla başarılabileceğinin bilincini her bireye verelim... Kalın sağlıcakla, Tanfer Dinler |