Düşünce Kalitesi Ve Geleceğin Eğilimleri 29-Kasim-2006 Çarsamba- Kenan Keskinoğlu Sevgili dostlar, 20-23 Kasım 2006 tarihlerinde Türkiye Kalite Derneği’nin TÜSİAD ile birlikte 15. sini düzenledikleri “Kalite Kongresi” , İstanbul’da yapıldı. Ana teması “Düşünce Kalitesi ve Küresel Yönetim” olan kongrede birbirinden değerli ulusal ve uluslar arası konuşmacılar bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştılar. Ben de bu yazımda sizlere kongre izlenimlerimi aktarmak istiyorum. Öncelikle kongrenin yabancı konuşmacılarının Kalite, Türkiye ve Küreselleşme üzerine çok çarpıcı saptamaları olduğunu belirtmek isterim. Kongrenin ilk günü yapılan “Kalite Profesyonelleri” zirvesinde dünyanın en önde gelen kalite oluşumlarının temsilcileri; “KALİTE” olgusunu, “Kalite Profesyonellerinin sahip olması gerekli özellikleri” ve “21. Yüzyıl’da Kalite’nin yeri”ni tartıştılar. Konuşmacıların arasında başta Türkiye Kalite Derneği-KalDer olmak üzere, Amerikan Kalite Derneği-ASQ, Avrupa Kalite Yönetim Vakfı-EFQM, Uluslar Arası Kalite Derneği, Avrupa Kalite Organizasyonu-EOQ, İspanya Kalite Derneği, İran Kalite Yöneticileri Derneği, Yunanistan Yönetim Derneği, ASQ Brezilya Dünya Ortağı ve Orta Doğu Kalite Derneği’nin-MEQA üst düzey yöneticileri vardı. Konuşmacıların kurumlarına bakacak olursak bu etkinliğe belki kısaca “ Dünya Kalite Profesyonelleri Zirvesi” de diyebiliriz. Tabii dünyanın bu en önemli “Kalite Organizasyonları” ile KalDer’in işbirliği içinde olması ve çoğunluğu ile bu işbirliğini “Ulusal İşbirliği Ortağı” konumuna taşıması da hem ülkemiz adına hem de KalDer adına ayrı bir gurur kaynağı idi. Bu etkinlik çerçevesinde yapılan 3 oturumda konuşulanları sizlere aşağıda özetlemeye çalışacağım. Konuşmacılardan MEQA’nın Başkanı Prof. Mohamed Zairi Kalite olgusuna şu yorumları getirdi. Artık kurumların değerini soyut nesneler belirliyor ki bunların en başında kurumun VİZYON’u geliyor. İyi bir vizyon yaratan yani geleceği gören ve kendini buna uygun şekilde konumlandıran kurumlar daha değerli olacaklar. Gelecekte düşünen kurumlar kazanacak. Bilgi en önemli kaynak olacak. Kalite bir kültürdür ve gerek bireysel gerekse kurumsal olarak ciddi bir kültür değişikliği gerektirir. Bunu başaramayanlar asla istenen kalite seviyesine ulaşamazlar. Kalite olgusunu kültürleri ile bağdaştıran en iyi örnek ise Japonya’dır. Bu aşamada ben kendi yorumumu eklemek istiyorum; “bu açıdan bakıldığında, ülkemizde “kalite kültürü” olarak gidecek daha çok yolumuz olduğu aşikardır. Bu da standardizasyon, belgelendirme, akreditasyon konularında yaşanan sıkıntıların ve bunun sonucunda ortaya çıkan -kalite olgusu üzerindeki yıpranmanın- etkilerini daha iyi açıklamaktadır. “ Artık kurumlarla birlikte, çalışanların da güçlendirilmesi şarttır. Çalışanların gelişmesinde ise; kurumların yönettiği “eğitim” faaliyeti yerini kişilerin yönettiği “öğrenim” faaliyetine bırakmalıdır. Yani çalışanlar öğrenmeye teşvik edilmelidir. “Ürün” bazlı üretim yerini “bilgi” bazlı üretime bırakıyor. E-Ekonomi daha da güçlenecek hatta bu konunun önemi “ to be –e or not to be –e “ olarak tanımlandı bay Zairi tarafından. Elektronik yani sanal ortamda, ürüne el teması yerini göz temasına bırakacak. Bu nedenle müşterinin duygusal boyutuna hitap etmek önemli olacak. Geleceğin rekabet alanı ise “Müşteri Deneyimi Yönetimi” konusu olacak. ASQ Brezilya Dünya Ortağı Direktörü Joal Teitelbaum’a göre, gelecekte Kamu’da öne çıkacak konular “Yönetim Teknolojileri”, “Kamu’da Kalite”, “Değerlendirme/ödüllendirme” ve “Yenilikçilik” olacak. Bu konuda çok önemli gelişmeler olmaktadır. Bunlar hem yasal hem de uygulama alanında hayata geçmeye başlamıştır. Önümüzdeki günlerde ülkemizde de Kamu’nun çok daha fazla gündeme geleceğini ve “ süreç iyileştirme” konularında önemli değişimler yaşanacağını tahmin ediyorum. Yunanistan Yönetim Derneği Başkanı Nikos Ebeoglou ise, kongrede Kalite Profesyoneli tanımı üzerinde durdu ve Kalite Profesyoneli; iyi bir yönetim uzmanı olmalıdır, “kalite” ise özel ilgi alanı olmalıdır, şeklinde tanımladı. Ayrıca iyi bir kalite profesyonelinin özelliklerini; § Stratejist § Koordinatör § Denetçi, olarak belirtti. EOQ Başkan Yardımcısı Frank Steer ise, kongrede liderlik konusuna değindi. Özellikle liderlerin hangi özelliklere sahip olması gerektiği konusu üzerinde fikirlerini şu şekilde açıkladı; Lider kendi fikirlerinden önce ekibinin fikirlerini değerlendirir, buna kendi tecrübesini katarak “vizyon” yaratır ve vizyonu yönetir. Liderlik sadece beklentileri karşılamak değil, aynı zamanda beklentilerin ötesine geçmektir. Liderler istedikleri değişimi öncelikle kendileri ya da kendilerinde gerçekleştirmelidirler. İran Kalite Yöneticileri Derneği Başkanı Hesam Aref Kashfi de geleceğin eğilimleri konusunda ASQ-Amerikan Kalite Derneği’nin yaptığı araştırmanın aslında geleceğe yönelik bir çok soruya cevap verdiğini söyledi..ASQ’ya göre “Geleceğin eğilimleri (trend)”; § Küreselleşme § Yenilikçilik, yaratıcılık ve değişim § Ana/kritik konular dışındaki faaliyetleri tedarikçilere verme(outsourcing) § Değer yaratma § Kalitede değişim İspanya Kalite Derneği Genel Direktörü Salvador Olivas, geleceğin eğilimlerine başka bir bakış açısı olarak aşağıdaki konuları gündeme getirdi; § Artan iş birlikleri (hatta rakipleriniz ile de) § Çok uluslu şirketler § Bilgi Kral Uluslararası Kalite Derneği Başkanı Tito Conti, rekabetçi sektörlerde odaklanacak esas konunun hedeflerin kalitesi olduğu ve bu kaliteyi sağlama görevinin de üst yönetimde olduğunu belirtti. Tabii bu da kuruluşların kalitesinin aslında üst yönetimin kalitesi ile başladığını göstermektedir. Sevgili okurlar, sizlere biraz da “Liderler Forumu”ndaki izlenimlerimi aktarmak istiyorum. Bu etkinlikte de çok değerli konuk konuşmacılarımız vardı. Dream Company’den Rolf Jensen, Asya BOAO Forumu Genel Sekreteri Long Yongtu, Japonya Tsukuba Üniversitesi’nden Prof.Dr. Shoji Shiba, bizlerle görüşlerini paylaştılar. Bu konuşmacılar içinde en ilginç olanı Rolf Jensen idi. Jensen’in en ilginç yönü ise ünvanı idi; “Baş Hayal Kurucu” , zaten şirketinin ismi de “Hayal”. Bakın bay Jensen neler söylemiş; “ üç tür insan vardır; · bazıları geleceği yaratır · bazıları gelecek için çalışır · bazıları da olup biten karşısında “ne oldu” diye sorar Geleceği yaratanlardan olun. “ Bugünlerde çok tartışılan ve devamlı gündemde olan “Yenilikçilik” konusunda ise bay Jensen’in görüşünü; “ yaptığınız şey saçma bulunmazsa yenilikçi değildir” olarak aktarıyor.Yani yenilikçiliğin özünde sıra dışılık olacak. Jensen’in düşüncelerini; Piyasanın veya müşterinin istediğini vermek kesinlikle yenilikçilik değildir. Yenilikçilik piyasa veya müşterinin düşünemediğini veya saçma bulduğunu vermektir.” diye özetleyebilirim. Jensen’in toplumsal evrim süreci yorumu ise şöyle; dünya önce ziraat toplumu idi, sonra Endüstri Toplumu oldu.Şu an “Bilgi Toplumu” evresindeyiz. Gelecek ise “ Hayal Toplumu” olacak. Yani gelecekte hayallere, yüreklere, duygulara hitap edenler kazanacak. İnsanların ilgisini uyandıracak hikayelere, hayallere sahip olan ürün/hizmetler çok satacak ve hikaye ne kadar iyi ise fiyatı o kadar yüksek olacak. Tabii ki iyi hikayeler sadece ürün/hizmetlere yönelik olmayabilir, kurumsal hikayelerde iyi iş yapacak. Kurumsal iyi hikayeler için de ortak değerlerin yaratılması önemli olacak. Jensen’e göre artık kitlesel üretim devri bitiyor. Gelecek “kişiye özel üretim” devri olacak. Liderler forumunun diğer bir konuğu, Asya BOAO Forumu Genel Sekreteri Long Yongtu ise, ülkesi Çin’in gelişimi ile ilgili ip uçları verdi. Çin’in gelişimindeki en önemli faktörleri ise; · Güçlü ekonomi · Dinamik iç piyasa · Dünyadaki gelişmeleri izleme, olarak belirtti. Çin’de artık taklit ve fason üretim’in yerine “yenilikçi, yaratıcı ve teknoloji üreten” şirketlerin alacağını söyleyen Yongtu, çok yakında Çin’den dünya markalarının çıkacağını da sözlerine ekledi. Forumun diğer konuğu olan Shoji Shiba ise, “sıçramalı İyileştirme” üzerine yorumlarını aktardı. Shiba, bu kadar hızlı değişimlerin yaşandığı çağımızda şirketlerinde bu değişimlere hızlı tepki vermeleri gerektiğini ve hatta bu tepkilerin sadece mevcut işinizi geliştirmek olmadığını gerekirse yeni bir iş konusuna da hızlı geçiş yapabilme yeteneğine de sahip olmanız gerektiğini belirtti. İş kolunu değiştirmenin yolunu da 3 faktöre bağladı. · Müşteri değiştirmek · Teknoloji değiştirmek · Tedarik zincirini değiştirmek Buna bağlı olarak da “sıçramalı iyileştirme” nin elementleri olarak şunları söyledi, · Değişimi görmek · Gelecekle ile ilgili kafanızda bir konsept oluşturmak · Son olarak da “hamle-sıçrama” yapmak İşte sevgili okurlar, Türkiye Kalite Derneği’nin düzenlediği 15. Kalite Kongresi’nin ardından sizlere izlenimlerimi ve aldığım önemli notları aktardım. Bu notlar aslında bize gelecek ile ilgili bir çok ip ucu veriyor. Umarım bu ipuçları sizlerin geleceğinizi yaratmada kullanabileceğiniz bilgiler olur. Hepinize sevgiyle dolu bir gelecek dilerim. |